Herkese selam. Bugün sizlere TUS maceramdan bahsetmek istiyorum. Umarım birilerine moral olur anlatacaklarım.
2022 temmuzunda mezun oldum ve çoğu yaşıtımın ve meslektaşımın asistanlığa yerleşeceği 2022 Eylül TUS’u vardı önümüzde. Ben bu TUS’a o kadar az çalıştım ki… Zaten internlük senem daha çok Erasmus macerasıyla geçti, kalan zamanı da kendime ve sevdiklerime ayırıp eğlendiğim bir sene oldu. 5. Sınıfta yani herkesin TUS çalışmaya başladığı sene ise kitaplarımın ancak yarıdan biraz fazlasını doldurabildim ve hiç okumadım. Ve 2022 Eylül TUS’undan, istediğim hiçbir bölüme yetmeyecek bir puan aldım; temel puanım 55, klinik puanım ise 59…
Anlattıklarım bir tusiyere kabus gibi görünebilir. Aklımda
hep mezun olduktan sonra zorunluya gitmeyip TUS çalışmak vardı, zorunluya
gitmediğinizde yani usulsüz istifa ettiğinizde 1 sene memuriyet cezanız oluyor.
Ben buna razı oldum, 2023 Nisan TUS’unda sadece özel üniversite tercih etme
şansım oluyordu bu durumda. Ve ben bu TUS’tan 68 aldım, az denemeyecek bir puan…
Aklımda klinik branşlardan sadece psikiyatri vardı, temel branşlardan ise
herhangi birini yazabileceğimi düşünüyordum. Sonra kontenjanlar açıklandı ve ŞOK:
YÖK kontenjanı olarak bilinen özel üniversitelerin kontenjanlarında, benim
istediğim hiçbir bölüm açılmadı… Memuriyet cezamdan dolayı EAH ve SBA kadrolarını yazamıyordum bu sınavda. Ben de, hiç istemediğim halde kendimi istediğime
ikna ederek Kulak Burun Boğaz Hastalıkları’nı tercih ettim.
Bu tercihin cidden üstünde durmak isterim: insan TUS tercihi
zamanı kendini çok kandırıyor. Bunu asistan tanıdıklarımdan çok duymuştum, öğrencilikte
istemediğiniz bir bölümü ‘ASLINDA olur’ diye kendinizi kandırarak yazmayın… Bunu
o kadar çok duymuştum ve zaten yapmayacağımdan o kadar emindim ki… Ama sonuçta
ben de bu hatayı yaptım. Tercih zamanı lütfen ama lütfen kendinize söylediğiniz
‘aslında…’ ile başlayan cümlelere çok dikkat edin, sizi bir hataya götürebilir.
Diyelim ki tercih zamanı siz de bu hataya düştünüz, evet
moral bozucu oluyor fakat asla şunu da unutmayın ki BU HATA DA DÜNYANIN SONU
DEĞİL. Evet bir süre daha korkunç TUS çalışma sürecini yaşayacaksınız belki ama
lütfen TUS çalışmaktan korkup tüm hayatı kendinize sevmediğiniz bir bölümde
zindan etmeyin, TUS süreci öyle veya böyle biter ama sevmediğiniz bir bölümde
geçen koca bir ömrü telafi etmek çok daha zor bence… Tabii belki de
seveceksiniz bölümünüzü, hele de eskiden beri istediğiniz bir bölümse acele
karar vermemek, hocalarımızın önerisiyle bölümünüze bir 6 ay süre tanımak
gerekebilir. Ayrıca büyük büyük konuşuyorum ama belki hayatınızda istifa
etmenize engel olan başka sorunlar da olabilir, elbette ki herkesin süreci
birbirinden farklı. Ama yine de mutsuzsanız ve değiştirmek istememe sebebiniz
TUS ise, lütfen bu sınavdan bu kadar korkmayın, evet zor olduğunu biliyorum ama
tıp fakültesi bitirebilen birinin üstesinden gelemeyeceği bir şey asla değil.
Sonuç olarak ben 1 ay kadar Kulak Burun Boğaz asistanlığı
yaptıktan sonra, işe giderken ayaklarım her gün geri geri gittiği için, her günüm
daha önce hiç yaşamadığım bir mutsuzluk içinde geçtiği için istifa ettim. Sanılmasın
ki mobbing veya yoğun çalışma saatleri nedeniyle böyle oldu, hocalarla da
asistanlarla da insan ilişkilerinin çokkk iyi olduğu bir klinikti, mesai
saatleri de oldukça insaniydi. Ama ben kendimi bildim bileli, tıbba girdiğim
günden beri cerrahiye çok uzaktım, sevemedim. Hatta klinik branşların neredeyse
tümüne böyle… Ve bu branşta asla mutlu olamayacağımı hissettiğim için en yakın
zamanda istifamı verdim.
Ağustos ayı boyunca çalıştığım klinikten, 31 Ağustos’ta
ayrıldım ve 24 Eylül’deki TUS için kendimi yoğun bir kampa aldım. Dershane kampı
veya özel danışmanlık gibi bir şey satın almadım, sadece kendi hızlı tekrar ve
soru kitaplarımdan ve dershanelerin Youtube yayınlarından çalıştım. Sonunda temelden
67, klinikten 68 puan aldım. Tercih zamanı temel branşları ve psikiyatri
kliniklerini dolaştım, içime en çok sinen tıbbi mikrobiyoloji oldu ve ilk
tercihime yerleştim. Şimdi çok huzurlu hissediyorum.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder