Türkiye Gezilerim
Ankaralıların dar vakitlerinde bir değişiklik istediklerinde, hızlı trenle pratik ve ekonomik bir şekilde ulaşım sağlayabildikleri bir yer Eskişehir. Hem huzurlu hem kıpır kıpır tatlı bir şehir burası. Biz de kısıtlı zamanımızı gezerek geçirmek isteyince Eskişehir rotasını seçtik ve Ankara'dan sabah 11.25 treniyle ayrıldık. Hızlı tren biletlerini en az 1 hafta önce alsanız iyi olur çünkü yer kalmayabiliyor. Yaklaşık 3 saat süren bir yolculukla Eskişehir'e vardık.
Sazova Parkı
Gitmek istediğimiz ilk noktayı Sazova Parkı olarak belirledik çünkü tren garına en uzak nokta burasıydı, buradan başlayıp yakınlara doğru ilerleyip akşam da tekrar trenle ayrılırız diye planladık. Tren garından bir minibüsle (yanlış hatırlamıyorsam 16 numara idi) Sazova Parkı'nın yakınlarına ulaştık. Bu minibüs tam parka kadar gitmediği için şoför bizi aktarma yapabileceğimiz bir durakta indirdi fakat indiğimiz durakla park arasındaki mesafe çok uzak olmadığından yürümeye karar verdik. Porsuk Çayı kenarında kısa ama keyifli bir yürüyüşün ardından parka ulaştık.Öncelikle parkın yanındaki Miniatürk sergisini gezdik. Giriş yetişkinler için 5, öğrenciler için 3 TL. Burada Türkiye'den eserlerin minyatürlerini görmeyi bekliyordum fakat daha çok İslam coğrafyasından ünlü eserlerin minyatürlerini sergilemeyi tercih etmişler. Gelmişken ziyaret edilebilir diye düşünüyorum.
![]() |
| Miniatürk'ten Selimiye Camii |
Miniatürk'ten
sonra Sazova Parkı'nda biraz zaman geçirdik. Keyifli bir park, huzur veren
kocaman yeşil alanlar, meşhur Şato ve gemi maketleriyle süslenmiş.
Odunpazarı
Sazova parkında geçirdiğimiz birkaç saatten sonra yönümüzü o meşhur güzel evleri görmek üzere Odunpazarı'na çevirdik. Sazova Parkı'ndan Odunpazarı'na direkt giden otobüsler var fakat otobüs kartınızın olması gerekiyor. Otobüs kartımız olmadığı için otobüste birinden rica ettik ve bizim yerimize kartını okuttu, biz de ona parayı nakit olarak verdi fakat maalesef yeterince bozuk paramız olmadığı için 3 TL eksik verebildik umarım bizi affederler. Odunpazarı sokakları gerçekten çok keyifli, rengarenk güzel evler arasında gezinirken lületaşı hediyelikler ya da magnetler de alabilirsiniz.Odunpazarı Modern Müze
Odunpazarı'nda ziyaret etmeyi en çok istediğim yerlerden biri Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi'ydi fakat oraya ulaştığımızda müze önünde upuzun bir kuyruk vardı, kapanış saati de çok yakındı o yüzden burayı gezemedik. Dolaşırken Odunpazarı Modern Müze'yi gördük, zaten görmemek imkansız çünkü Odunpazarı evleri içinde bu müze ahşap kaplı ilginç dış tasarımıyla hemen dikkati çekiyor, ve gezmeye karar verdik. Açıkçası bize hiç mi hiç hitap etmeyen eserler sergileniyordu, yine de gitmişken ziyaret edilebilir diye düşünüyorum.Hanımzade Çiğbörek
Müzeyi de gezdikten sonra hem acıkmış hem de yorulmuş olarak bu mekana oturduk. Tatlı minik bir bahçesi var, iç tasarımı da çok güzel ve çalışanları çok kibar insanlar, çibörekler de çok lezzetliydi, burayı kesinlikle tavsiye ederim.Barlar Sokağı ve Social Pub
Çiböreklerimizi yedikten sonra Odunpazarı sokaklarında biraz daha dolaşıp yönümüzü Eskişehir'in ünlü Barlar Sokağı'na çevirdik. Bu sokak tren garına yürüyerek 10-15 dakika mesafede bulunuyor. Sokağa girişteki ilk mekanlar bize biraz pavyonumsu göründü ve aradığımız gibi bir pub bulamayız diye biraz korktuk, sokakta biraz daha ilerledikçe mekanlar güzelleşmeye başladı ve Social Pub isimli bir puba oturduk. Eskişehir Barlar Sokağı'nda genellikle öğrenciler bulunuyor, rahatlıkla dolaşabileceğiniz hareketli ve eğlenceli bir sokak, üstelik Ankara'dan gelince fiyatlar inanılmaz uygun görünüyor ✌Burada da birkaç saat geçirdikten sonra, tren saatimizin yaklaştığını fark edip kalkıyor, Eskişehir'in huzurlu ve keyifli sokaklarından geçerek tren garına ulaşıyor, Ankara'ya doğru 3 saatlik yolculuğumuza başlıyoruz.





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder